Ellanse "Akıllı Dolgu"

aydinsaray

Özellikle, 1990’lı yıllardan itibaren cerrahi olmayan kozmetik tedavi yöntemlerin çeşitleri ve sayısında önemli bir artış olmuştur. Bu artışta en büyük payı “Yüz gençleştirme” konusundaki cerrahi olmayan yöntemler ve uygulamalar almaktadır. Yaklaşık, 20 yıl önce bizim muayene listelerimizde cerrahi işlemler %80’ini kapsamaktayken şimdilerde, yani milenyum çağında cerrahi olmayan işlemler tüm estetik işlemler içinde % 20-50 seviyelerine ulaşmıştır. Amerikan Kozmetik Plastik Cerrahlar anketine göre 2000 yılından beri minimal invaziv kozmetik işlemler %144 artmıştır.

Amerikan Estetik Cerrahi Derneği’nin her yıl açıkladığı istatistiklerde son üç yıldır ilk iki sırayı dolgu maddeleri ve Botulinum toksin enjeksiyonları sürekli almaktadır. Sosyal medya ile farklı bir alana genişleyen toplumda yüz görünümünün bu kadar büyük bir öneme kavuşması yüz ve vücut gençleştirme isteyen kişilerin sayısını arttırmıştır. Her toplumda olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus oranı hayat süresinin uzamasıyla artmaktadır. Enteresan olan nokta ise genç nüfusta da sosyal medya ve televizyonların doğrudan ya da ikincil etkisiyle yüz gençleştirmeye yönelik cerrahi ve cerrahi olmayan girişimlere talep hızla artmaktadır. Kozmetik cerrahi olmayan girişimlere talebin artışında reklam, tanıtım, bilgiye ulaşma kanallarının artışı ve hızla gelişen teknolojinin payı çok önemlidir. Son 10 yılda kozmetik ve kozmesötik sanayinin on bin kat büyüdüğü bildirilmiştir. Teknolojiden estetik sektörü de payını alırken vurgulanması gereken nokta hastalarda yapılan her uygulamanın “doğru hasta – doğru doktor - doğru endikasyon- doğru zaman - doğru uygulama – doğru madde – doğru izlem” olarak 7D etik kuralına uymasıdır.


DOĞRU HASTA
DOĞRU DOKTOR
DOĞRU ENDİKASYON
DOĞRU ZAMAN
DOĞRU UYGULAMA
DOĞRU MADDE
DOĞRU İZLEM
“7 D” KURALI


YÜZ YAŞLANMASI NEDİR?

Kısaca, yüz yaşlanması derinin elastikiyetinin azalması, derinin incelmesi, yağ dokusunun erimesi ve azalması ve kafa-yüz kemiklerinin zayıflaması, yumuşaması ve incelmesinin bir ortak sonucudur. Hastaya göre farklılıklar gösteren bu değişiklikler kısmen veya hep birlikte bulunabilir. Yüz yaşlanması sonucu oluşan değişikliklerin yanı sıra derinin altındaki dokulara bağlılığı ve sıkılığı gevşer; kaslardaki değişiklikler sonucu yüzdeki dokuların ve derinin sarkması veya yer değiştirmesi ya da şişmesi görülebilir. Yüzdeki yağ dokularının bölüm bölüm ve üniteler şeklinde olduğu gösterilmiştir; bu nedenle eksilen ya da eriyen dokuları da aynı üniteler halinde tekrar oluşturmak gereklidir.


YUMUŞAK DOKU DOLGU SEÇENEKLERİ

Dermal dolgular yüze enjekte edilerek yüzdeki hacim kayıplarının yerine konabilir, izlerin düzeltilebilir ve kırışıklıkların açılabilir ve doldurulabilir. Aynı zamanda yüzdeki biçim ve kontur eksiklikleri sanki bir heykeltraş gibi tamir edilebilir. Ayrıca, dolgu ürünleri ile dudak gibi yapısal incelik, asimetriler ve hacim azlığı gibi estetik kusurlar hasta isteği doğrultusunda düzeltilebilir. Bu amaçla çeşitli dermal dolgular kullanılmaktadır. Öncelikle, bu dolgular “kalıcı” ve “kalıcı olmayan” olarak iki sınıfa ayrılabilir. Kalıcı dolgular içinde parafin, silikon veya PMMA gibi çoğunlukla Avrupa Birliği dışı ülkelerde ve bazı Asya ülkelerinde kullanılan sentetik polimer yapısındaki maddelerin kullanımının çok güvenli olmadığını bildiren fazla sayıda makale vardır. Bu ürünlere bağlı çeşitli iltihabi, alerjik ve doku ölümü ile sonuçlanan komplikasyonlar sıklıkla bildirilmektedir. Bu ürünleri kullanmanın kendine has büyük riskleri vardır. Bunlar kalıcı olan, erimeyen ve emilmeyen maddelerdir.

İdeal olan bir dolgu maddesinin özellikleri: güvenli, çok pahalı olmaması, allerji yapmaması ya da çok nadir alerjik olması, dağıtım ve ulaşımı kolay olmalı, kolay saklanma koşulları olması, kısa sürede enjekte edilebilmesi, enjeksiyonunun ağrısız olması, işlem öncesi allerji testi gerektirmemesi ve komplikasyon riski olmamasıdır. Bunlara ek olarak, deri altında doğallık hissi vermesi, uzun süreli dayanması ve kalıcı olması, yapısının düzenli ve homojen olması, sonuçlarının tahmin edilebilir olması ve mümkünse istenildiğinde ortadan kaldırılabilmeli, eritilebilmeli ya da çıkartılabilmelidir.

Günümüzde isterse kişinin kendi dokusu olsun isterse dolgu maddesi olsun, “ideal” ve “mükemmel” bir dolgu maddesi ürün henüz yoktur fakat teknolojideki ilerlemelere paralel olarak her yıl yeni ve enjekte edilebilen dolgu maddeleri piyasaya sürülmektedir. Bu ürünlerin seçiminde yukarıda belirtilen kriterlere dikkat ederek güvenli ve etkili dolgu maddelerine yönelmek akılcı olacaktır.


ELLANSÉ

Ellansé, dermal dolgu ailesi EllanséTM -S, EllanséTM -M, EllanséTM -L ve EllanséTM -E adlı ve bir yıldan dört yıla kadar farklı kalıcılık sürelerine sahip ürünlerden oluşur. Ellansé ürünleri STAT teknolojisiTM ile üretilmektedir. STAT teknolojisi: sürdürülebilir performans, ayarlanabilir kalıcılık ve tamamıyla biyo-emilim kavramlarına sahip bir dermal dolgu üretimini tanımlamaktadır. Bu 3 özelliği sayesinde diğer bazı dolgu maddelerine göre belirli üstünlükleri vardır ve ideal bir dermal dolgu maddesinin gerektirdiği özellikleri optimal olarak içerir. Ellansé ailesi içinde yer alan ürünler farklı endikasyonların her birine uygun ve farklı çözümler sağlar.


Ellanse Akıllı Dolgu


ELLANSÉ‘NİN YAPISI

Tüm Ellansé ürün ailesine ait dolguların ana maddesi tamamen yumuşak ve küresel yapıda olan polikaprolakton (Polycaprolactone; PCL) mikrosferlerinden oluşur ve bu PCL küreleri jel yapısındaki homojen ve sulu karboksimetilselüloz (CMC) taşıyıcı içinde karışım halindedir. Ellansé’ nin %70’ i karboksimetilselüloz jel taşıyıcı ve %30 oranında polikaprolakton mikrokürelerinden oluşur. EllanséTM -S ürünü bir yıl, EllanséTM -M ürünü 2 yıl, EllanséTM -L ürünü 3 yıl ve EllanséTM -E ürünü 4 yıl süreyle enjekte edildiği derin dermiş içinde kalıcılık ve dolgunluk sağlar. Polikaprolakton içeren dermal dolgu güvenlidir ve yüz gençleştirme ile el gençleştirme alanlarında iyi sonuçlar verdiği bilimsel makalelerle ortaya konmuştur. Deneysel çalışmalar ve sonrasında insanda derinin alt tabakası olan dermis içine enjekte edilen polikaprolakton en az 13 ay süreyle bağ dokusunda yeni kollajen sentezini uyarır ve hızlandırır. Bilinmektedir ki kollajen bağ dokusunun ve yara iyileşmesinin en önemli ögelerinden birisidir. İleri çalışmalarda, polikaprolaktonun bir biyo-uyaran dolgu olarak bağ dokusundaki etkileri daha iyi ortaya çıkacaktır. EllanséTM -S, EllanséTM -M, EllanséTM -L ve EllanséTM -E gibi Ellanse ailesinin dolguları mükemmel bir biyolojik uyumluluk ve güven profili çizer.


Ellanse'ni Yapısı


ÜST SEVİYE BİYOLOJİK UYUMLULUK

Ellansé tamamen yuvarlak ve düzgün yüzeyli mikrokürelerden oluşur ve optimal biyolojik uyumluluk gösterir. Bu nedenle, enjekte edilen Ellansé mikroküreleri etrafında kollajen birikim gerçekleşir ve bu maddenin üstün özellikleri nedeniyle iyi bir dermal dolgunluk sağlar. Ellansé mikroküreleri etrafında oluşan yüksek kalitedeki kollajen birikimi sonucu bağ dokusu girişi için harika bir taslak oluşur; bunun sonucunda uzun süreli doğal bir vücut dokusu dolgunluğu elde edilir. Yapılan deneysel bilimsel çalışmalarda polikaprolakton enjekte edildikten sonra 9. ve 21. aylarda yapılan doku örneklemelerinde Ellansé TM -M (2 yıllık Ellanse) ürünü içerisindeki PCL mikroküreleri etrafında Tip 1 ve Tip 3 kollajenin birikimi sonucu bağ dokusu için çok uygun bir taslak oluştuğu gözlenmiştir.

Alman çalışmacılar Marion Moers-Carpi, ağız çevresindeki derin kıvrım ve kırışıklıkların tedavisinde polikaprolakton kullandıkları 40 hastayı 24 ay izlemişlerdir. Bu çalışmada kullanılan Global Estetik Düzelme Skala’sına göre 12. ayda hastaların %90’ı ve 24. ayda hastaların % 100’ ü başlangıca göre ciddi düzelme olduğunu belirtmişlerdir. Ellanse M kullanılan bu hastalarda iki yıl sonunda tam düzelme saptanmıştır. Ellanse S ürünü ise çalışma başlangıcından 12-15 ay sonra Estetik Düzelme Skala’sında düşüş göstermiştir ki bu da bir yıl dolgunluğunu tam olarak koruduğunu gösterir. Ayrıca, çalışmaya alınan hastaların tatmin ve mutluluklarının değerlendirmesinde Ellanse çok yüksek başarı sağlamıştır. Ellanse uygulaması sonrası başlayan bu tatmin Ellanse’ nin tüm etki süresince devam etmiştir ki bu da ürünün varlığını koruduğu sürece çok iyi doku dolgunluğu sağladığını göstermektedir.
Ellanse, uzun süreli ve istikrarlı etkisi, içeriğine göre 1-4 yıl arasında ayarlanabilir etki süresi, biyolojik uyumluluğu ve güvenle sorunsuz sonuçlar yaratması açısından “akıllı dolgu” lakabını hak eden bir deri altı dolgudur. Ellanse diğerlerine göre “yeni” bir dolgudur. İçeriği, kalıcılığı, uygulama derinliği, yoğunluğu ve endikasyonları açısından genelde hyaluronik asit içeren diğer yumuşak doku dolgularından ayrılır. Akıllı dolgu olmasını ise deri altına enjekte edildikten sonra yaklaşık 2 ayda yeni kollajen sentezi ve deri altı bağ dokusu dolgunluğu sağlamasına bağlıdır.


ELLANSE hangi yüz bölgelerinde kullanılmaktadır?

  • Şakaklar ve kaş altına
  • Alın ilerletme ve yükseltme
  • Elmacık kemiği büyütme ve yükseltme
  • Yanak
  • Ağız çevresindeki (nazolabial) çizgiler
  • Çene hattı ve çene ucu yükseltilmesi
  • Burun konturu düzeltilmesi
  • Ağız kenarındaki dikey “mutsuzluk” çizgileri
  • Alt çene kemiği kenarı konturunun düzeltilmesi
  • El sırtındaki zayıflık ya da yaşlanmaya bağlı çökmelerin doldurulması

Ellanse, dudak büyütme ve doldurmada kullanılmamaktadır. Yoğun kıvamı, dolgunluğu ve rengi açısından dudak dolgusu yapmakta önerilmez.


Ellanse'ni Kullanım Alanları


UYGULAMA

Ellansé enjeksiyonları öncesinde deriye haricen lidokain içeren ağrı kesici kremler uygulanıp 15-20 dakika beklenebilir veya deri altına lidokainli lokal anesteziklerin enjeksiyonu sonrası 10 dk beklenip derin dermis içine 27-G iğne veya kanül kullanılarak enjekte edilir. Hastaların en az %55’i bölgesel lokal anestezi altında Ellansé uygulamasını istemektedirler. Hastalarda infraorbital sinir, mandibular sinir ve mental sinir blokları altında da rahatlıkla Ellansé enjekte edilebilir. Ayrıca, Ellansé lidokain veya lidokain-epinefrin içeren lokal anesteziklerle karıştırılıp kullanılabilir. Hasta toleransı çok iyidir. Kırışıklık veya deri kıvrım içine dik olarak girilip derin dermiş içine (papül yapmadan) gerektiği kadar dolgunluk sağlayacak şekilde küçük miktarlar halinde “retrograd teknik” ile uygulanır. Fazla düzeltme yapma eğiliminden kaçınınız zira bazen elle bastırıp veya masajla yaymak zorluk çıkarabilir zira Ellansé yoğun kıvamlı bir dolgudur. Hyaluronik asit türevi dolguların 1.6 ml’ si Ellanse’ nin 1 mL’sine karşılık gelir. Çok ufak dokunuşlarla ufak ufak enjekte edilir; Ellansé dolguyu basınçla doldurmak ve şişirmek çok doğru değildir. Eritem ve reaksiyon hemen hiç olmaz. Deri altında uzun süreli granülom veya kitle etkisi yapmaz. Maddenin kendisi ağrılı değildir.


Prof. Dr. Aydın Saray


REFERANSLAR:

(1) Ballin AC, Brandt FS, Cazzaniga A. Dermal fillers: An update. Am J Clin Dermatol 16: 271-283, 2016.
(2) Kim JA, van Abel D. Neocollagenesis in human tissue enjected with polycaprolactone-based dermal filler. J Cosmet Laser Ther 17(2): 99-101, 2015.
(3) Vercesi F. Ringiovanimento delle mani mediante filler a lunga durata a base di policaprolattone. La Medicina Estetica, Anno 39, 4:139-145, 2015.
(4) Nicolau PJ, Marijinissen-Hofste JM. Neocollagenesis after injection of a polycaprolactone-based dermal filler in a rabbit.
(5) Moers-Carpi MM, Sherwood S. Polycaprolactone for the correction of nasolabial folds: A 24-month, prospective, randomized, controlled clinical trial. Dermatol Surg 39 (3 Pt 1): 457-463, 2013.
(6) Galadari H, van Abel D, Al Nuami K, Al Faresi F, Galadari I. A randomized, prospective, blinded, split-face, single-center study comparing polycaprolactone to hyaluronic acid for the treatment of nasolabial folds. J Cosmet Dermatol 14(1): 27-32,2015.
(7) Bae B, Lee G, Oh S, Hong K. Safety and long-term efficacy of forehead contouring with a polycaprolactone-based dermal filler. Dermatol Surg 42(11). 1256-1260, 2016.
(8) Figueiredo VM. A five-patient prospective pilot study of a polycaprolactone based dermal filler for hand rejuvenation. J Cosmet Dermatol 12(1): 73-77, 2013.
(9) Cheng LY, Sun XM, Tang MY, Jin R, CUi WG, Zhang YG. An update review on recent skin fillers. Plast Aest Res, 3(1): 92-99, 2016.

danisma-hatt
            ico fb                ico twitter                ico ins
1000 sola karakterler